Tatilinize yön veriyoruz...
Ana Sayfa > Keşfet

Türkiye’nin en güzel 18 kale ve sarayı

Antik çağlardan beri, Hitit ve Roma gibi dünya uygarlıklarını barındırmış Anadolu toprakları, tarihi hazinelerle dolu. Tercih yapmak çok zor olsa da, sizin için Türkiye’nin (bizce) en güzel kale ve saraylarını seçtik.

Türkiye topraklarından dışarı adımınızı atmadan, binlerce yıllık bir tarihe tanık olmak mümkün. Bunu görmenin en kolay yolu ise, uygarlıkların en kalıcı izleri olan kaleler ve saraylar. Çanakkale’den Mardin’e, tarihte bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız?

1- Kız Kalesi, Mersin

Kız Kalesi, Mersin

Lidyalılar tarafından 12. yüzyılın sonunda inşa edilen Kız Kalesi, kendine ait bir adada, Mersin kıyılarının 300 metre civarında bir uzaklıkta yer alıyor. Bu muazzam kalenin tüm adayı çevreleyen surları, 192 metre uzunluğunda. Kız Kalesi ismini nereden alıyor peki? Hikayesi aslında Kız Kulesi’ninkine çok benziyor. Bir krala, güzeller güzeli kızının bir yılan tarafından öldürüleceği söyleniyor. Kral da onu korumak için bu kaleye kapatıyor. Maalesef hikayenin sonu acıklı bitiyor. Bu tarihi yakından incelemek için, kaleyle aynı ismi taşıyan ilçenin sahilinden tekne ve kano gibi deniz taşıtlarıyla, hatta iyi bir yüzücüyseniz yüzerek adaya ulaşabilirsiniz.

Çok az kişinin bildiği bu gizemli Avrupa adalarından kaç tanesini biliyorsunuz?

2 – Dolmabahçe Sarayı, İstanbul

Dolmabahçe Sarayı

Atatürk’ün son günlerini geçirdiği Dolmabahçe Sarayı, 1. Abdülmecid tarafından 1843 ve 1856 yılları arasında Beşiktaş’ın sahil kesiminde yaptırıldı. Tamamlandıktan sonra da Topkapı Sarayı’nın yerini alıp, devletin merkezi ve sultanların ikamet ettiği yer oldu. Maliyeti tam 35 ton altın olan, 285 odası ve 43 salonu bulunan bu şatafatlı saray, Avrupa’nın Barok ve Rokoko mimari akımlarını Türk estetiğiyle harmanlıyor. Günümüzde müze görevi gören Dolmabahçe, hem Osmanlı’nın son dönemini, hem Cumhuriyet’in ilk günlerine tanık olabileceğiniz bir yer ve nefes kesen güzelliğiyle, İstanbul’da mutlaka görülmesi gereken yerlerden.

3- Gaziantep Kalesi, Gaziantep

Gaziantep Kalesi, Gaziantep

Cumhuriyet tarihi demişken, Gaziantep Kalesi’nden bahsetmemek olmaz. Gaziantep’in tam merkezinde, tepeden şehre bakan bu tarihi yapı, Kurtuluş Savaşı dönemindeki savunmayı ve kahramanlık panoramalarını gösteren bir müze görevi görüyor. 2000’li yıllarda restore edilen Gaziantep Kalesi, Romalılar tarafından savunmadan ziyade gözlem için kullanılmış. Tabii Gaziantep Kalesi’nin yanı sıra, Gaziantep’in öteki gözbebeği Rumkale’yi es geçmemek lazım. Nizip ilçesinde bulunan bu kale, Birecik Baraj Gölü’ne bakan dik bir yamaçta bulunuyor ve eşsiz manzaralar sunuyor.

Gaziantep’in efsanevi tarihi eserlerinin yanı sıra, benzersiz lezzetlerini de keşfedin!

4- Sinop Kalesi, Sinop

Sinop Kalesi

Türkiye’nin en meşhur kalelerinden Sinop Kalesi, 7. yüzyıldan bu yana, şehri tamamen çevreleyen 2000 metre uzunluğundaki duvarlarıyla şehri denizden gelebilecek tehlikelere savunuyor. Sinop’un iç ve dış limanları arasında bulunan Sinop Kalesi, günümüzde dahi güçlü duruşuyla insanı güvende hissettiriyor. Bazı kaynaklara göre, bu kalenin bulunduğu konumun tarihi M.Ö 72 yılına kadar, bir Pontus kralının yaptırdığı bir saraya kadar uzanıyor.

5- Büyükkale (Hattuşaş Antik Kenti), Çorum

Büyükkale, Hattuşaş Antik Kenti

Şimdi Anadolu’nun tarihinde iyice derinlere gitme zamanı! Anadolu’nun en önemli uygarlıklarından olan Hitit İmparatorluğu’nun M.Ö 17. ve 13. yüzyılları arasında başkentliğini yapan Hattuşaş antik kenti, UNESCO dünya mirasları arasında yer alıyor. Günümüzde Çorum’un Boğazkale ilçesinde yer alan bu tarihi bölgede, antik tapınaklar ve yedi farklı kültüre ait kalıntıların arasında özgün mimarisiyle göze batan Büyükkale’yi bulabilirsiniz. Kısmen onarılıp renovasyona uğramış olan bu tarihi eser, Türkiye’nin en eski kaleleri arasında.

6- İshak Paşa Sarayı, Ağrı

İshak Paşa Sarayı, Doğubeyazıt

Kimine göre, İshak Paşa Sarayı ülkemizin en güzel sarayı. Ağrı Dağı’na karşıdan bakan enfes manzarasıyla, Türk usulü zarif mimarisiyle ve yükseklerde tek başına sessiz konumuyla niye böyle düşündüklerini anlamak zor değil. Bu saray, dünyada kalorifer sistemini kullanan ilk yapı olarak, mühendislik konusunda da büyük öneme sahip. Bölgenin kış soğuğunu düşününce, bu fikrin ilk burada hayata geçmesi çok mantıklı! Doğubeyazıt ilçesine çok yakında bulunan İshak Paşa Sarayı’na ulaşım en kolay arabayla sağlanıyor.

7- Kilitbahir Kalesi, Çanakkale

Babakale, Kilitbahir, Çanakkale

©Czgur/iStock Editorial/Thinkstock

Stratejik olarak kilit bir konumda bulunan Kilitbahir Kalesi, yaklaşık 600 yıl arayla iki çok büyük savaşta önemli bir rol oynamış. 1452 yılında İstanbul’u kuşatma hazırlıkları sürerken, Fatih Sultan Mehmet bu kaleyi düşman güçlerini Çanakkale Boğazı’ndan geri çevirmek amacıyla yaptırmış. Birinci Dünya Savaşı’nda bu görevi tekrar üstlenip başarıyla tamamlayan bu tarihi yapı, Çanakkale Savaşı’nın kahramanları arasında yer alıyor. Kıvrımlı surları ve üçgen şeklindeki kale binası, mimari açıdan da burayı ziyaret edilecek bir yer haline getiriyor.

8- Rumeli Hisarı, İstanbul

Rumeli Hisarı, İstanbul

İstanbul’un sembollerinden biri olan Rumeli Hisarı’nın yapımı da, Kilitbahir Kalesi gibi İstanbul’un fethinden önceye dayanıyor. Anadolu Hisarı’na karşıdan bakan bu tarihi yapı, İstanbul Boğazı’nın en dar kesiminde yer alıyor. Tüm ihtişamına rağmen, hisarın sadece üç ayda inşa edildiği söyleniyor. Burada Haliç’i kapattığı söylenen zincirden geriye kalanları da görebilirsiniz. Denize diklemesine inen surları ile bilinen Rumeli Hisarı, tarihi değerinin yanı sıra çevresindeki popüler balık lokantaları ile de gidilmeyi hak ediyor.

İstanbul’un gizli kalmış lezzetlerini keşfetmeye ne dersiniz?

9- Diyarbakır Kalesi, Diyarbakır

Diyarbakır Kalesi

©Mehmet Masum Suer/iStock Editorial/Thinkstock

Dile kolay, bu duvarlar 9000 yıla yakın bir süredir dimdik ayakta duruyor! Tarihe meydan okuyan bu kalenin beş buçuk kilometre boyunca uzanan surları, Çin Seddi’nden sonra dünyanın en uzun duvarı olarak rekorlar kitabında yerini alıyor. Diyarbakır Kalesi’nin kültürel önemi, 2015 yılında UNESCO tarafından dünya mirası olarak ilan edilerek resmi olarak tescillenmiş oldu. Bu eser, sadece görkemi ile değil, el yapımı ince mimari dokunuşları ile de anılmayı hak ediyor. Kaleye ait bir de efsane var. Kardeş olan iki ustanın elinden çıkan Harput Kalesi ve Diyarbakır Kalesi aynı anda yıkılırsa, kıyamet kopacak deniyor. Tabii bu surların sağlamlığını göz önüne alırsak, korkacak hiçbir şey yok gibi duruyor!

10- Beylerbeyi Sarayı, İstanbul

Beylerbeyi Sarayı, İstanbul

İstanbul’un Avrupa yakasındaki Osmanlı sarayları kendilerinden daha çok söz ettirse de, Üsküdar’da Sultan Abdülaziz tarafından yaptırılan Beylerbeyi Sarayı da bir o kadar değerli. Yıldız Sarayı ve Çırağan Sarayı’na imza atan mimar Sarkis Balyan’ın tasarladığı bu sarayın inşası, 1865 yılında tamamlanmış. Önceden bu konumda bulunan ahşap bir sarayın yerini alan Beylerbeyi Sarayı, özellikle iç mimarisiyle insanı büyülüyor. Deniz temalı resimleri ve sanat eserlerini, altın nakışlarını, zarif ahşap oymalarını görünce, buranın neden sultanların sevgilisi olduğunu anlayacaksınız.

11- Bozcaada Kalesi, Bozcaada

Bozcaada Kalesi ve Bozcaada

İşte Türkiye’nin batısındaki en meşhur iki kaleden bir tanesi! Fenikeliler ve Cenevizler gibi deniz ticaretiyle bilinen devletler tarafından bu güzelim adayı korumak için kullanılan kale, Osmanlılar tarafından 1455’te yeniden yaptırılıyor. Buradaki etnoğrafya sergisi ve müze, tarih meraklıları için ilginç olabilir. Ama kalenin en cazip yanı, adanın tüm keyifli kesimleriyle iç içe olması. Kalenin içinden görünen deniz manzarasından bahsetmiyoruz bile.

 

12- Alanya Kalesi, Alanya

Alanya Kalesi, Antalya

Sıra Akdeniz’in en meşhur kalesinde. Denize sıfır konumu, kızıl taşlı kalesiyle, gökyüzüne doğru yüzlerce metre uzanan surlarıyla bu tarihi eser, sırf Alanya’nın ve bölgenin değil, Türkiye’nin de simgelerinden biri. Bu listedeki çoğu kalenin aksine, Alanya Kalesi kudretli bir uygarlık tarafından değil, Tryhos isimli bir korsan tarafından M.Ö 2. yüzyılda yaptırılmış. Tabii Romalılar’ın burayı fethetmesi uzun sürmemiş! Alanya veya yakınlarında bir deniz tatiline gelmişseniz, kaleye ulaşımın bir taksi veya dolmuş kadar yakın olduğunu unutmayın. Antalya’dan da Alanya’ya sık sık otobüs kalktığını hatırlatalım.

Alanya Kalesi’nden sonra, Antalya’nın gizli güzelliklerini keşfedin!

13- Zilkale, Rize

Zilkale, Rize

Çamlıhemşin’deki Zilkale, kendi mimarisinden ziyade, çevresindeki güzelliklerle meşhur. Fırtına Vadisi’nde yüksek dağların arasında, yemyeşil bir ağaç denizinin ortasında yer alan bu kale, zamanın adeta durduğu huzurlu bir tecrübe isteyen gezginler için biçilmiş kaftan. O kadar yol gitmenin getirdiği çabadan sonra bu kaleye ulaşmak, burayı fethetmişçesine bir keyif yaşamanıza neden olacak. Tarihi kökenleri tam olarak bilinmese de, Zilkale’nin kelime anlamının Farsça’daki Zir Kale‘den, yani ‘Aşağı Kale’den geldiği düşünülüyor. Kaleden görünen manzara, destansı güzellikte – hele ki vadiyi sis basmışsa…

 

14- Topkapı Sarayı, İstanbul

Topkapı Sarayı, İstanbul

Tam dört yüz yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu’nun kalbinin attığı Topkapı Sarayı, İstanbul’un ve Türkiye’nin dünya çapında en meşhur simgelerinden. Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul’un fethi sonrasında yaptırılan bu saray, adeta Osmanlı’nın yükselişini tüm dünyaya göstermek için tasarlanmış. 80.000 metrekarelik alanıyla, dört avlusuyla, meşhur kubbeleriyle ve Marmara Denizi’ni tepeden gören manzarasıyla Topkapı Sarayı, vakti zamanında 4000’e yakın insanı içinde barındırmış. Atatürk tarafından bir müzeye dönüştürülen sarayda, Osmanlı dönemine ait Kutsal Emanetler ve tabii ki Kaşıkçı Elması gibi paha biçilemeyecek değerde eşyaları görebilirsiniz. 1964 yılının Oscar ödüllü Topkapifilmi, bu hazinelerden birini çalmaya çalışan bir çetenin maceralarını konu alıyor.

Sinema tutkunu seyahatseverler için, geçtikleri yerlerden bolca ilham alan ve gezme aşkını körükleyen 12 filmi seçtik.

15- Mamure Kalesi, Anamur, Mersin

Mamure Kalesi, Anamur

Kız Kalesi’nin dışında, Mersin’de sizi kendine aşık edecek bir kale daha var. Anamur ilçesinde yer alan Mamure Kalesi, UNESCO Geçici Dünya Mirasları listesinde yer alıyor. Denize nazır surları aynı anda hem ince hem güçlü görünen bu Orta Çağ kalesi, Kilikyalılar’ın gözetimi altında 12. yüzyılda bugün bildğimiz halini aldı. 1469 yılında Osmanlılar tarafından fethedilen kale, dünden bugüne güzelliğini korumak için dönem dönem onarıma tabii tutulmuş. Umuyoruz ki bu güzelliğe gösterilen hassasiyet hiçbir zaman değişmez!

16- Bodrum Kalesi, Bodrum

Bodrum Kalesi, Bodrum, Muğla

Tüm Türkiye tarafından bilinen ve Bodrum’la özdeşleşmiş Bodrum Kalesi, 15. yüzyılın başlarında St. John şövalyeleri tarafından inşa edilmiş. İtalyan Kulesi, Fransız Kulesi, Alman Kulesi ve İngiliz Kulesi gibi yapıları barındıran bu kale, Hristiyan mimarisine ait izlerle dolu. Bodrum’da denize nazır duran bu kale, günümüzde şehir savunmak için kullanılmasa da, içindeki Sualtı Arkeoloji Müzesi ile deniz tarihinin en önemli eserlerini muhafaza ediyor. Dünyada türünün en önemli örneği olan bu müzede, Antik Yunan, Mısır, Roma döneminden kalma gemi batıklarından çıkartılan birçok eseri görüp, su altında bir tarih yolculuğu yapabilirsiniz.

 

17- Çırağan Sarayı, İstanbul

Çırağan Sarayı, İstanbul

Bir sarayı ziyaret etmenin ötesinde, orada kalıp kendinizi krallar gibi hissetmeye ne dersiniz? Çırağan Sarayı’na bitişik Çırağan Kempinski’de, bu hissi yaşamanız mümkün. İstanbul’un en şaşalı düğünlerine, en önemli uluslararası organizasyonlarına ve en göz çarpıcı havai fişek gösterilerine ev sahipliği yapan Çırağan Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ile birlikte Boğaz’ın iki simgesinden biri. 1876 yılında, Sultan Abdülaziz döneminde son halini alan saray, 1909 yılında Meclis-i Mebusan binası olarak kullanılmış. Mimari anlamda, taş sütunları ve renkli mermerleri en göze batan özellikleri arasında.

 

18- Mardin Kalesi, Mardin

Mardin Kalesi, Mardin

© Muhammed Mustafa Kılıç

Dünyada kaç tane kalenin mimarlığında doğanın imzası var? Şehrin tepesinde, kayaların içine oyulmuş Mardin Kalesi, “Kartal Yuvası” olarak da biliniyor. Rengi etrafındaki taş ve toprakla birebir örtüşen kale, tek bakışta tepenin bir parçası gibi duruyor. Bu benzersiz yapı, Sümer, Babil, Pers, Roma ve Bizans gibi, Mezopotamya’dan Avrupa’ya uzanan tarihi uygarlıklar için önemli bir merkez olmuş. Mardin, gelişimini de bu kaleye borçlu. Nitekim, beşinci yüzyılda Şad Buhari isimli bir kral, burada hastalığını yendikten sonra kalenin çevresine askerlerini ve halkını yerleştirmiş. Bu da bir kalenin tarihte bir izden ne kadar daha fazlası olabileceğinin güzel bir kanıtı.

 

 

kaynak.skyscanner.com.tr

Top